ahmet bÜyÜkabacI

Klinik Psikolog Ahmet Büyükabacı'nın Kişisel Web Sayfası


İstatistik Doğruyu Söylemez

Twitter (yeni adıyla X) ilginç bir platform. Instagram’ın tersine ben twitter’ı daha samimi buluyorum. Fakat bu twitter’ın koskoca bir çöp yığını olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bilgi çöpünden bahsediyorum. Doğru bilgiyi bulmak çok nadir, yararlı bilgiyi bulmak ise neredeyse imkansız. Lakin bazen bazı zamanlarda öyle bir gönderi görüyorum ki bu platformun hakkını veriyor. 

Şöyle bir paylaşıma denk geldim sabah. Ekran görüntüsünü aşağıda paylaşıyorum.

Twitte yüksek tavanlı odaların, sınavlarda öğrencilerin bilişsel performansını düşürdüğüne dair, hakemli bir dergide yazılmış bilimsel bir makale incelenmiş. Twit sahibi makalenin verilerini inceliyor ve bazı tutarsızlıklar fark ediyor. Devamında detaylı bir incelemeyle araştırmanın sadece uygunsuz yapıldığını ortaya çıkartmıyor aynı zamanda araştırma başlığının doğruyu göstermediğini söylüyor. Yani aslında yüksek tavanlar yüksek sonuçlar ile ilişkili olduğunu buluyor araştırma ama başlık tam tersi. Bu twitin yazarı oldukça detaylı bir şekilde (belki sadece uzmanların anlayabileceği düzeyde) inceliyor ve sonuç olarak araştırmanın hatalı olduğu ve düzeltilmesi gerektiğini söylüyor.

Benim dikkatimi çeken ise paylaştığı şu görüntü oldu.

Bu araştırmayı referans göstererek “aslında düşük not almak sizin suçunuz değil” temalı haberler ortaya çıkmış. Bu bir taktik aslında çünkü “clickbait” diye adlandırılan ve internet sitesinin trafiğini arttırmaya yönelik haberler çok yaygın. Bunlara araştırmadan inanacak ve benimseyecek birkaç kişi çıkabilir. Özellikle alınan düşük notlara karşı inkar için etkili bir “kanıt”.

İstatistik bu haliyle günümüzde kurgunun bir parçası olarak görülüyor ve bu oldukça anlaşılır. Çünkü istatistik sadece görülmek istenileni gösterir. Bu istatistik yanlıştır demek değil tabi. Sadece ondan istenilen bilgileri verir, bu haliyle de manipülasyona çok açıktır. 

Bunun en güzel örneği sahte korelasyonlardır. Bir diğer deyişle çok klasik haliyle “korelasyon nedensellik değildir” (correlation is not causation). Yani iki şey arasında ilişki olması bunları birbirlerinin nedeni yapmaz. Örneğin 2011–2021 yılları arasında Google’da “zombi” kelimesinin aranma sıklığı ile görsel sanatlar mezunu arasında pozitif bir korelasyon var.

tylervigen.com

Eğer biz bunun nedenini bir yapay zekaya sorsak ne derdi?

“Görsel sanatlar ve sahne sanatları derecelerinin sayısı azaldıkça, gerçekçi zombi özel efektleri yaratma becerisine sahip daha az insan oldu. Bu, filmlerde ve TV şovlarında gerçekçi zombi tasvirlerinin azalmasına yol açtı. Başka bir deyişle, ölümsüz karakterler yaratma sanatı çıkmaza girmiş gibi görünüyor.”

Ne kadar mantıklı gözüküyor değil mi? Ama değil. Çünkü bu iki değişken arasında hiçbir ilişki yok. Bir tane daha bakalım. ABD’nin tereyağı tüketimi ile rüzgar enerjisi üretimi arasında nasıl bir ilişki var?

tylervigen.com

İnanılmaz. Tereyağı tüketimi arttıkça rüzgar enerjisi üretimi de artıyor. İşin ÇOK garip tarafı bu iki örneğin de gerçek bir araştırmadan alınmış olması. Yani birileri gerçekten Google’da zombilerin aranmasıyla görsel sanatlar mezunları ve tereyağı tüketimiyle rüzgar enerjisi üretimi arasındaki ilişkiyi incelemiş. Şaka değil gerçek.

Acaba bir tereyağı firması “temiz enerji oluşturuyor lütfen tereyağı yiyin” temalı bir reklam verse, referans olarak bu sonuçları gösterse kaç kişi inanır? Yok artık diyorsanız unutmayın, çok uzun olmayan bir zaman önce şöyle reklamlar vardı.

“Pek çok doktor diğer sigaralar yerine Camel içiyor!” reddit.com

İstatistik doğruyu söylemez, ne söylenmesini istiyorsanız onu söyler. İstatistik bilim için olmazsa olmaz ama bazen araştırmacıların da boş kalmamak için araştırma yaptıklarını, bunun magazinsel bir boyutu da olabileceği ve her sosyal bilimcinin de bir Durkheim veya Popper olmadığını akılda tutmak gerekiyor.



Yorum bırakın

Hakkımda

Klinik Psikolog Ahmet Büyükabacı. Bilkent Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun, Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlamış. Ankara’da özel bir klinikte psikoterapist olarak çalışır. Baba, eş, amatör felsefeci. Yazmayı, okumayı, gereğinden fazla düşünmeyi, gereğinden az konuşmayı, fazlaca dinlemeyi sever. Onu öldürmeyen şeylerin güçlendirdiğine inanır.

Haber bülteni